Malzemeler:
- Budanmış Çam Dalları
- Simli Eva
- Işıklandırma
- Vazo
- Sıcak Silikon
- + 3 Yaş
- El-Göz Koordinasyonu
- İnce Motor Becerilerin Gelişimi
- Yaratıcılık
- Günlük Yaşam Becerisi (Makas Kullanma)
- Dokunsal Duyunun Gelişimi
Evimizde olan çoğu malzemeyi etkinlikler için değerlendiriyoruz. Çevremizde rastladığımız nesneler de bu girişimlerimizden nasiplerini alıyorlar. En son örneğini sizlerle paylaşmak istedim.
Aybike Esra’yı okuldan almak için gittiğimde çevredeki çam ağaçlarının budandığını fark ettim. Henüz budanan dallar temizlenmemiş, çam ağaçlarının altında üst üste istiflenmişti. Aynı şeyi kızımda fark etti. Göz göze baktık. “Anne bunlardan yeni yıl ağacı yapalım mı?” dedi. “Peki” dedim. Topladık dalları bagajımıza koyup, eve getirdik. Aybike Esra’nın gözleri ışıldıyordu. Bir ağacımız olacaktı ve onu süsleyecektik.
Yılbaşı için özel bir çabamız olmamıştı bu güne kadar. Ritüelimizde en fazla çerez alıp çayın yanında kuruyemiş yemek vardır. Bu nedenle senede bir çok gün yılbaşı ile benzerlik gösterir ailemizde. Yani ağaç yapıp süsleyecektik ama neyle? Süsleyecek herhangi bir materyalimiz mevcut değildi. Bunun için de masraf etmeye açıkçası pek niyetim yoktu. Amacım sadece kızımın gönlünü hoş tutmaktı. Biz de evde bulunan simli evaları kestik ve silikon yardımı ile yapıştırdık. Işıklarla süsledik ve çok eğlendik. Ağacımız bir kaç gün salonumuzu süsledi. Sonra dallar kuruyup yaprak dökmeye ve Kerem gidip gelip süsleri koparmaya başlayınca kaldırdık. Yeni yıl ağacımız yeni yıl gelmeden mevta oldu 🙂 Olsun, onu hazırlarken geçirdiğimiz güzel zaman bize yetti. El-göz koordinasyonumuz ve küçük kaslarımız gelişti. Makas kullanma pratiği yaptık.
Bunları neden anlatma gereği duydum peki? Bunun sebebi artık hoşgörüsüz ve tahammülsüz insanlarımızın varlığının çoğalması ya da belirgin hale gelmesi nedeniyle. Kendi görüş ve yaşayışlarına uymayan herhangi bir durumla karşılaşan bu bireyler; acımasızca ithamlarda ve suçlamalarda bulunabilmekte, sizleri kolayca yargılayabilmekteler. Evet, ben yılbaşı, yılsonu vs. kutlayan bir insan değilim. Benim için 31 Aralık ile 27 Haziran’ın hiçbir farkı yok. Ama olabilirdi de. Yeni yılı coşkuyla kutlayabilirdim de. Hristiyan geleneklerini yerine getirebilirdim de. Hristiyan olabilirdim de. Ya da sırf canım öyle istiyor diye yılbaşı ağacı süsleyebilirim de. Her ne olursa olsun bu eleştiri konusu olmamalı. Sanal alemde acımasızca eleştirdiğimiz kişilerin GERÇEK insanlar olduğunu unutmayalım.
Çocuklarıyla yaptıkları etkinlikleri vatan hainliğine kadar götürmeyelim. Herkesin görüşüne, dinine, geleneğine, ilgisine saygı duyalım. İslam hoşgörü dini iken; onu savunanların bu hoşgörüsüzlüğü amaca uygunluk taşımıyor. Rahatsız oluyorsanız okumayın, görmeyin, bir tıkla geçiverin. Siz eleştirdiğinizde insanlar nirvanaya erişmiyorlar. Sadece negatif enerji yaymış oluyorsunuz. Buna da ihtiyaç yok. Zaten son zamanlarda ülkemizde pozitif bir enerjiye hasret kaldık. Anneyiz, her anne gibi iyi bir nesil yetiştirmek için gayret ediyoruz. Çocuklarımızı Hristiyan geleneklerinden koruyoruz derken; kin , nefret, hoşgörüsüzlük, düşmanlık, bencillik ve kibir aşılamayalım. Onların barış içinde, huzur içinde bir dünyaya ihtiyaçları var. Bunun için çabalayalım. Daha iyi bir dünya dileklerimle, yeni yıl umarım barış ve anlayış getirir…