TEKNOLOJİ DÜNYASINA İNAT: BU BİR KİTAP

     Evet biliyorum, günümüzde teknolojiden kaçmak, onun nimetlerinden faydalanmamak mümkün değil. Zaten ben de teknoloji tamamen yok olsun, yaşasın ilkellik demiyorum. Tabii ki yerli yerinde ve yeterince kullanılmalı teknoloji. Biz de kullanıyoruz, bu vasıtayla sizlerle bir araya  gelebiliyoruz. Benim lafım, daha anne baba bile diyemeyen çocukların eline telefon tutuşturulması, emekleyemeyen bebeklerin televizyon karşısına oturtturulması, ilk yaş günlerinde doğum günü hediyesi olarak çocuklara tablet alınması. Çocuklara nasıl bir yarar sağlayacak bu teknolojik aletler anlam veremiyorum.

     Ben köşe bucak kaçırmaya çalışıyorum teknolojik aletleri çocuklarımın önünden, TV nedir bilmezler bu yaşa gelmelerine rağmen. Çevremi ona göre düzenliyor, nazımın geçtiği kişilere misafirliğe gidiyor, teknolojiyi dadı olarak kullanmıyorum. Çünkü ufacık çocukların teknolojiye ihtiyacı yok. Onların oynamaya ihtiyacı var. Bir şeylere dokunup keşfetmeye ihtiyacı var. Koşmaya, zıplamaya, yuvarlanmaya ihtiyacı var. Kitaplara, kitap okumaya ihtiyaçları var. Teknoloji onları sabit bir şekilde oturtup, hipnotize etmekten başka bir işe yaramıyor.

      Üstelik aileler teknolojiyi ustalıkla kullanabildiği için çocuklarıyla gurur duyuyor. Teknolojiyi kullanabilmek bir zeka göstergesi değil. Bunu akıldan çıkartmamak gerekiyor. Tamam, yeri gelir bir video, bir görsel izlettirilir, gösterilir. Bir müzik dinlettirilir. Bizim yapamayacağımız şeylerde gerekliyse teknolojiden yardım alınır. Ama bu ebeveyn kontrolünde, eğlenme aracı olarak değil, öğrenme aracı olarak kullanım şeklinde olmalıdır. Çocuğun yararına ve kısıtlı zaman diliminde olmalıdır. Bundan fazlası çocuğunuza sadece zarar verir.

     Çocuğun elinde kitap varken başka bir şeye ihtiyaç duymaz. Eğlencesi de odur, dinlenmesi de odur, öğrenmesi de odur. Kitaplar çocuklar için bir hazine sandığından farksızdır. Çocuklara teknoloji yerine kitap sevgisi aşılandığında, o çocuğun hayatı kurtulmuş sayılır. Geniş bir kitaplığı olan çocuğun, bakış açısı da, ufku da geniş olur.

      Etrafımız teknolojik aletlerle sarılıyken, kitabın nasıl bir şey olduğunu unutanlara sesleniyor bu kitap da. Uçanbalık Yayınlarından çıkan BU BİR KİTAP, sade ve anlaşılır diliyle hem zevkle okunuyor hem de dünyaya çok ciddi bir mesaj veriyor. Resimleri ile de özgün bir duruş sergiliyor.  Bu kitabı edinmenizi ve çocuklarınıza okumanızı tavsiye ediyorum.  Çocuklarınıza kitabın nasıl bir şey olduğunu gösterin. Gösterin ki dünya daha yaşanır bir yer haline gelsin.

“Kitapları seviyor musunuz öyleyse hayatınız boyunca mutlu olacaksınız demektir.”
                                                                                                                                 Jules Chore

label, , , , , , , , , , , , ,

About the author

2008 Istanbul Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans mezunudur. Yüksek lisansını 2012 yılında, Istanbul Kültür Üniversitesi Iletisim Sanatları alanında %100 burslu olarak tamamlamıştır. Şuan Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde doktora eğitimine devam etmektedir. İFTİ 700 saat Aile ve Çift Terapisi eğitimini tamamlamıştır. Çocuk ve Ergenlerde Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi eğitimi almıştır. Bunun yanı sıra Pozitif Psikoloji, Duygu Odaklı Kısa Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Kriz Yas ve Travma Terapisi, Drama, Zeka Oyunları gibi bir çok eğitimi de almış bulunmaktadır. Çocuk ve zeka gelişimi üzerine çeşitli çalışmaları vardır. Evli ve iki çocuk annesidir.

Add a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir