Kocaeli’nde en sevdiğim yerdir Harikalar Sahili. Birçok masal ve çizgi film kahramanının heykellerinin bulunduğu bu yer, oldukça geniş bir alana sahip. İçerisinde yürüyüş ve dinlenme alanları, kafeleri, çocuk oyun parkları mevcut. Bitişiğindeki sahili zaten söylemiyorum bile.
Çocukların dikkatini çekebilecek ve iyi zaman geçirmelerini sağlayacak bir özelliğe sahip. Her bir karakterin bulunduğu alan, birbirinden farklı. Elli adım atıyorsunuz ve bir masaldan diğerine geçiyorsunuz. Çocuklarınızla her molada farklı bir masalın kahramanını inceliyor, masal hakkında konuşuyorsunuz. Tabii bir de fotoğraf çektiriyorsunuz. Kahramanlar fotoğraf çekimi konusunda hiç kapris yapmıyorlar ve misafirlerine güler yüzü hiç esirgemiyorlar.
Aybike Esra ve Kerem Hakan da bu parkı çok sevdiler. Karakterleri tek tek incelediler. Bazılarına çok ilgi gösterirken, bazılarına pek ilgi göstermediler. İlgi göstermedikleri karakterler aslında çizgi film karakterleriydi. Bilmedikleri kahramanların heykelleri, onları pek cezbetmedi. Ama masal kahramanları favorimizdi.
Çocuklarım deniz tutkunu. Denizle sahili bir arada buldukları bu yer, onların enerjisini daha bir artırdı. Coştukça coştular. Çocuklar yorulmaz diye bir söylem vardır ya, hakikaten yorulmadıklarını bu geziyle daha iyi anlamış oldum.
Bir çok hayvan heykelinin de bulunduğu park, Kerem’in dikkatini çok çekti. Kerem Hakan hayvanlara bayılıyor. Gerçek ya da heykel olmaları da fark etmiyor.
Aybike Esra bal kabağından yapılmış arabayı görünce Sindirella’yı hemen tanıdı. Külkedisi ile epey muhabbet ettikten sonra onun atlarını sürme görevini üstlendik. Bizden iyi binici mi olur? Dayan Sindirella, yetiştireceğiz seni baloya 🙂
Ve Rapunzel. Her ne kadar saçlarını çok uzatamamış olsa da, tanıdığımız masal kahramanlarının arasında yer alıyor. Prensin onu kurtarmak için tüm görkemiyle gelişini hayran hayran seyrediyoruz.
Kahramanlar arasında bizim yerli kahramanlarımız da vardı. Bunlardan biri Nasrettin Hoca idi. Onu gördüğümüze sevindik. Hazır yanına gelmişken bir de fıkrasını söyledik.
Parkın kaydırakları da çok renkliydi. Mamutlar, dinozorlar her köşede bizi karşılıyorlardı. Kaydıraklardan kaymaya doyamadık 🙂
Çocuklarımın ilgisini çekmeyen alanlardan biri, Taş Devri kahramanlarının bulunduğu yer oldu. Haklılar, bilmiyorlar çünkü. Ama ben biliyorum. Onları gördüğüme de çok memnun oldum. 90’larda çocuk olanlar parmak kaldırsın 🙂
Bir yerli kahramanımız da Keloğlan ve anacığı. Utanarak söylüyorum ama çocuklarım bu kahramanı da tanımadı ve bu tamamen benim kabahatim. Onlara Keloğlan’ı tanıtabilirdim. Aklımın bir köşesine not ettim.
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceleri eksik bulduk ve iki cüce daha eklemeye karar verdik. Artık 9 cüceler 🙂
İşte benim favorim: Gargamel. Bir de kedisi olaydı iyiydi. Çocuklarım bu karakterleri de bilmiyorlardı ama dikkatlerini çekti. Sordular anlattım. Gargamel’in neden şirinleri yakalamak istediğini hala sorguluyorlar:) Çok sorgulamayın yavrularım, Montessori felsefesine uymuyor…
Bu da sevimli eşek. O kadar sevimli ki kucaklamadan edemedik.
İşte parkın en keyifli anı. Denize karşı salıncakta sallanmak. Bundan güzel bir manzara olur mu?
Yolunuz Kocaeli’ne düşerse, Derince ilçesindeki bu parka gelmeyi ihmal etmeyin. Bol bol gezin, yorulunca bir kafeye oturup benim yerime de bir bardak çay için. Açık ve şekersiz olsun 🙂